
“Neden şuan kaçıyordum ki?” Ah doğru ya sonsuza kadar deli hapisanesinde tıkılmamak içindi “DELİ KAÇMA ARTIK GERİ DÖN ÇABUK! SINIRDAN SADECE ÖLÜN ÇIKAR BOŞUNA KAÇIYORSUN!!” İlk hayatımda doğduğumdan beri hep koştum böcekler içinde yaşadım sadece bana ait bir evim ve işim olması içindi İş dönüşü uyuya kaldığım için şöför koltuğuna kaza yaptım. İkinci hayatımda bir gayri meşru prenses olarak doğdum babam veliaht prensti annemse sıradan hizmetçi yine yüzüm gülmememişti gayrimeşru olduğum için kraliçe beni bir düke verdi onlara ne kadar prenses olmadığımı söylesem farklı bir dünyadan geldiğimi söylesem beni dinlemediler en sonunda deli hapisanesine kapattılar ve oraya girenler bir daha çıkamazlarmış. “Geri dönmektense üçüncü hayatımı beklemeye devam ederim SİZİ SALAKLAR DÖNMEKTENSE ÖLÜRÜM” Yani delilikten değil kraliyet ailesinin sırlarını bildiğimden beni kafamı koparırlardı Sınırdan içeri kaçıp karşı krallkta sade bir hayatım olur ama sınırda canavarlardan kurtulursam.

Geçmişte yapılan bir anlaşma, dengede kalması gereken bir gücü geride bırakır. Yıllar boyunca bu güç soylar arasında el değiştirir; kimi onu korumaya çalışır, kimi ele geçirmek ister. Ancak her aktarımda denge biraz daha çatlar. Zamanı geldiğinde 2 gencin yolları kesişir ve eski bir kontratın incelikleri tekrardan sınanır. Kontratlar sadece tarafları değil, niyetleri bağlar. Bazı insanlar sıradan hayatlar yaşarken, bazıları görünmeyen bir düzenin parçasıdır.Karşılaşmalar tesadüf değildir, duyulan sesler ve yapılan seçimler ise geri alınamaz sonuçlar doğurur. Hikâye; güç, arzu, kayıp ve irade arasında kurulan tehlikeli bağları konu alır.İyi ile kötü arasındaki çizgi bulanıktır.Herkes kendi doğrusu için hareket eder. Bu, tek bir kahramanın değil, dengeyi bozan insanların hikâyesidir.
▶ OkuSuccubus Contract

Güneş ve ay tanrıçalarının yarattığı dünyalar arasında çıkan savaş sonucu dünyaların geçiş kapısı mühürlenir. Cadılar bu mühürü kötü emelleri için açmak isterler. Bu yüzden ay tanrıçasının özünü taşıyan ay prensesini güneş tanrıçasının dünyasına lanetleyerek gönderirler. Bahsi geçen ay kraliyetinin prensesi o dünyayı keşfetmek ve oradan çıkmak için uğraşır. Bu süreçte yeni insanlarla tanışır ve hayatının aşkına sahip olur.
▶ OkuAy Işığının Peşinde

MAT, başına geçirilmiş bir çuvalla bilinmeyen bir yerde gözlerini açar. Kendisi gibi çocuklar kaçırılmıştır ve göğüslerine yazılmış numaralarla kimlikleri ellerinden alınmıştır. Ailelerinin onları, “büyülü güçleri var” bahanesiyle sattığını öğrenirler. Artık isimleri yoktur; sadece numaralardan ibarettirler. MAT’ın numarası 666’dır. Çocuklar “Program” adı verilen acımasız bir teste sokulur. Onlara kimseye güvenmemeleri, merhametin yasak olduğu ve hayatta kalmak için her şeyin serbest olduğu söylenir. İlk test, boş bir odada başlar; ortada yalnızca bir yastık vardır. Asıl sınav, çocukların birbirine ne kadar hızlı saldıracağıdır. 215 numaralı çocuk, soğukkanlılığı ve acımasızlığıyla öne çıkar. İlk gece, karanlıkta görme yeteneğini kullanarak MAT’ı öldürmeye karar verir. MAT uyuyor gibi görünürken, 215 boğazına uzandığı anda MAT’ın içinde bir şey uyanır. MAT’ın gözleri kırmızıya döner. İçindeki bastırılmış, karanlık güç kontrolü ele geçirir. MAT, 215’i vahşice öldürür. Kameraların arkasındaki yetişkinler dehşete düşer; onun bir çocuk değil, bir canavar olabileceğini fark ederler. MAT bilincini kaybeder. Uyandığında elleri kan içindedir ama hiçbir şey hatırlamaz. Aklında kalan tek soru şudur: “Ben ne yaptım?”
▶ Oku666 Protocol
0 yorum