
Uyanır uyanmaz anladı: Buraya kendi isteğiyle gelmemişti. Kapılar kilitli değildi ama çıkış yoktu. Ev sessizdi… fazlasıyla sessiz. Ve o adam. Mavi gözlerinde bir sır saklıydı. Ne kaçırılmıştı ne de esirdi. Ama özgür de değildi. Gerçek tehlike evin duvarlarında mı saklıydı, yoksa ona “zarar vermem” diyen adamın gözlerinde mi? Bazen en büyük kabuslar, en güvenli görünen yerlerde başlar.

Kapı yok. Çıkış yok. Gerçek yok. Ama o var. Ve gözleri, tüm cevaplardan daha tehlikeli.